Genetik ve Ailesel Meme Kanseri - Prof. Dr. Atakan Sezer

Genetik ve Ailesel Meme Kanseri

Eklenme Tarihi: 6 Haziran 2026
Yazı Boyutu

Meme kanseri vakalarının büyük çoğunluğu çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olsa da, bazı hastalarda genetik yatkınlık önemli bir rol oynar. Özellikle aile bireylerinde genç yaşta meme kanseri görülmesi, aynı ailede birden fazla kişide meme veya over (yumurtalık) kanseri bulunması ya da erkek meme kanseri öyküsü olması, kalıtsal meme kanseri açısından dikkatle değerlendirilmelidir.

Günümüzde genetik testler sayesinde meme kanseri riskini artıran bazı gen mutasyonları erken dönemde tespit edilebilmektedir. Özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki değişiklikler, kişinin yaşam boyu meme ve over kanseri geliştirme riskini belirgin şekilde artırabilir. Bu nedenle yüksek risk grubundaki bireylerde düzenli takip ve koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşır.

Prof. Dr. Atakan Sezer olarak, genetik risk taşıyan hastalarımızı sadece mevcut hastalık açısından değil, gelecekte oluşabilecek riskler yönünden de değerlendiriyoruz. Gerektiğinde genetik danışmanlık süreçleri planlanmakta, kişiye özel tarama programları oluşturulmakta ve multidisipliner bir yaklaşımla takip edilmektedir.

“Genetik yatkınlık kader değildir; doğru takip ve erken müdahale ile riskler büyük ölçüde yönetilebilir.”

Genetik ve ailesel meme kanseri yönetiminde öne çıkan yaklaşımlar şunlardır:

Risk Değerlendirmesi: Aile öyküsünün detaylı incelenerek kalıtsal kanser riskinin belirlenmesi.

Genetik Testler: Uygun hastalarda BRCA ve diğer ilgili gen mutasyonlarının araştırılması.

Kişiselleştirilmiş Tarama Programları: Risk düzeyine göre mamografi, meme ultrasonografisi ve meme MR’ı gibi görüntüleme yöntemlerinin planlanması.

Koruyucu Yaklaşımlar: Yüksek riskli bireylerde yaşam tarzı düzenlemeleri, ilaç tedavileri veya gerekli durumlarda koruyucu cerrahi seçeneklerinin değerlendirilmesi.

Ailenizde meme veya over kanseri öyküsü bulunuyorsa, riskinizi öğrenmek ve gerekli önlemleri zamanında almak büyük önem taşır. Edirne’deki kliniğimizde, bilimsel veriler ışığında oluşturulan güncel yaklaşımlarla genetik risk taşıyan bireylerin tanı, takip ve tedavi süreçlerinde yanlarında olmaya devam ediyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Prof. Dr. Atakan Sezer; meme hastalıkları, meme kanseri, tiroid hastalıkları, paratiroid hastalıkları, endokrin cerrahisi ve genel cerrahi alanlarında tanı, tedavi ve cerrahi hizmetleri sunmaktadır.

Randevu almak için telefonla iletişime geçebilir veya web sitesi üzerinden talep oluşturabilirsiniz.

Hayır. Tiroid nodüllerinin büyük bir kısmı düzenli takip ile izlenebilir. Ameliyat kararı nodülün boyutu, yapısı, büyüme hızı ve biyopsi sonuçlarına göre verilir.

Uygun hastalarda meme koruyucu cerrahi uygulanabilmektedir. Tedavi planı tümörün özelliklerine ve hastanın durumuna göre kişiselleştirilir.

Evet. Tanı almış veya ameliyat önerilmiş hastalar, mevcut tetkik ve raporlarıyla birlikte ikinci görüş değerlendirmesi için başvurabilirler.

Ultrasonografi, ince iğne biyopsisi, mamografi, laboratuvar testleri ve gerekli görülen diğer ileri tanı yöntemleri kullanılmaktadır.

Erken teşhis, tedavi seçeneklerini artırır, daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlar ve birçok hastalıkta daha konforlu bir tedavi süreci sunar.

Hemen İletişime Geçin

Randevu ve bilgi için bizi arayın, size yardımcı olalım.